Ribbon (110, 100, 74, 300)

110 x 74 Wax Ribon 110 mm ve 74 mt ölçülerindedir. Waks Ribon’un içeriği %2 reçine ve %98 balmumundan meydana gelmektedir. Baskı maliyetlerini düşürüyor olması en önemli özellikleri arasında yer almakla birlikte fiyat açısından da maliyetleri düşürmekte olan bir ribbon çeşididir. Termal transfer olan etiketlerde ; hemen hemen tüm kağıt etiketlerde Wax Ribon ile baskı alınabilmektedir. Burada plastik bazlı olanların dışındaki etiketlerdir. Fiyatları uygun olmakla birlikte; sahip olduğu özellikler tercih edilebilirliğini arttırmaktadır. Çabuk erimekte olduğundan, yüksek ısı karşısında dayanıklı değildir. Ressin ribon ile karşılaştırıldığı zaman ; alkol testine karşı dirayetli değildir. Wellum, Floresan ve kırılgan gibi kağıt bazlı olan etiketlerde baskı rahatlıkla alınabilmektedir. Dış etmenlere karşı özellikle de alkole karşı dayanıksızdır. Kullanıldığı ve tercih edildiği alanların başında ; tekstil ürünlerinin etiketlenmesi, genel amaçlı etiketlemeler , kutu ve rafların etiketlenmesi gelmektedir. Standart reçineli bir ribbon olup; karışımında reçine ve balmumunun dışında bazı kimyasallar ve karbon bulunmaktadır. 110 x 74 ölçünün özellikleri eni 110 mm ve boyu da 74 mt şeklindedir. ½ inç kuka iç çap ölçüsüne sahip olmakla birlikte Zebra ribon, Toshiba Ribon, Godex Ribon ve Argox ribbon barkod yazıcı türleridir. Kağıt etiketler ve Kağıt türevi etiketler kullanım alanlarını oluşturmaktadır. Tercih edilen bir ürün ve ölçüdür. Tercih edilmesinde sahip olduğu özellikler ve fiyat avantajı önem taşımaktadır.

Lot Numarası Nedir?

Lot numarası nedir; kısaca açıklanacak olursa ürünlere verilen grup numarasıdır. Firmaya stok girişi yapılırken ürünler grup veya parti olarak isim alır ve sisteme giriş / kayıt yapılırken bu partileri izlemek, kontrollerini yapmak için tanımlayıcı kodlar verilerek işlemleri gerçekleştirilir. Verilen her bir kod lot numarası veya parti numarası olarak adlandırılır. Stoklara ait tüm çıkışlar bu kodlar numaraları üzerinden yapılır.

Lot numaraları ayrıca üretilen ürünün hangi emir ile üretildiğinin bilinirliği ve kontrolünde de oldukça kolaylık sağlar. Üretimin geriye dönük izlenebilirliğini mümkün kılan lot numarası firmalarda kalite yönetiminin bir parçasıdır ve ISO9000 kalite yönetim sisteminde uygunluğun tespiti konusunda da son derece yardımcıdır.

lot numarası nedir

Özellikle ihracat yapan firmaların ayrıca dikkat etmesi gereken lot numaraları stokların tutulması ve sevkinde önemli rol oynamaktadır. Lot numaraları ürünlerin maliyet hesaplamaları yapılırken de kullanılır.

Üretilen veya alınan ürünlerin stok takibinde, geriye dönük stok ve stok çıkış izleniminde ve kalite yönetimi uygunluğunda lot numaraları çok önemlidir. Firmalar ürettikleri ürünleri ayrıştırmak için tanımlanmış kod olan bu numaraları kullanmalıdırlar.

Maç Bileti Nasıl Alabilirim?

Futbol, dünya üzerinde milyonlarca kişinin bildiği, oynadığı, severek izlediği bir spor dalıdır. Her futbol takımının kendine göre taraftar grupları vardır. Maçlar daima bir stadyumda oynanır ve bu stadyumların dolup taşmasıyla seyir zevki en üst düzeylere çıkmaktadır.

Bu zevki sadece ekranları başında izleme taraftarı olmayan bireyler maçlar için biletler satın alarak stadyumlara giderler. Fakat şu an bambaşka bir soru vardır: maç bileti nasıl alabilirim? Aslında bu işlem oldukça basittir. Tek yapmanız gereken internet üzerinden www.passo.com.tr ‘ye girerek dilediğin maçı seçip biletini satın almaktır. Passo kart adı verilen kartlı sistemle beraber bu uygulama oldukça kolaylaşmıştır.

maç bileti nasıl satın alabilirim

Ayrıca bu işlemin internet üzerinden yapılması artık işleri daha da kolaylaştırmıştır. Oradan maçın biletini seçerek üye olduktan sonra satın alma işlemini sorunsuz bir şekilde gerçekleştirebilirsiniz. Artık maç bileti almak için saatler boyunca uğraşmanıza gerek kalmayacak. Tek yapmanız gereken internet üzerinden www.passo.com.tr sitesine girerek hemen maç biletinizi seçmek.

Bağlama Nasıl Öğrenilir?

Ülkemiz halk müziği dalında birçok değerli sanatçı yetiştirmiştir ve yetiştirmeye devam etmektedir. Halk müziği tarihimizi yansıtır ve aynı zamanda duygudan duyguya sürükler. Aslında etkilenmemizin en önemli noktası bağlamanın tınısıdır. Usta ellerden dinlemek, bağlamanın resmen konuşturulması, derinden duygular yaşatır insanlara.

Her bağlama sesi duyulduğunda, belki empati yapılır. Keşkeler ortaya çıkar. Geçmişte öğrenilmemenin pişmanlığı yaşanır. Artık çok diye düşünülür. İnsanın bir müzik aleti kullanabilmesi gerçekten güzel bir kabiliyettir. Aslında öğrenmenin yaşı yoktur. Önemli olan, ne kadar istekli olunduğudur. Peki, Bağlama nasıl öğrenilir?

bağlama nasıl öğrenilir

Bağlama öğrenmenin en temel yolu, müzik sevgisi ile başlar. Tabiri caizse müzik kulağı olması gerekir bireyin. Daha sonra bir adet bağlama sahibi olunması gerekir. Öğretici kısmı ise ikinci temel noktadır. Milli eğitim müdürlüklerine bağlı halk eğitim merkezlerinde ve özel olarak bazı müzik merkezlerinde bağlama kursları verilmektedir.

Tabi bu kurslar temel anlatım ve bağlamanım öğrenilmesi, çok bilinen bazı parçaların çalınabilmesi kapsamında kalmaktadır. Bundan sonraki safha ise, bireyin öğrendiklerini bağlama üzerinde uygulayabilmesi ile alakalıdır. Bağlama ile her gün ciddi vakit geçirilmesi gerekmektedir. İki elin parmaklarının ayrı ayrı ve aynı zamanda kullanılabilmesi için ciddi zaman harcamak gerekmektedir.

 

Evin Kira Değeri Nasıl Arttırılır?

Emlak piyasasında satışlar hızla artarken ev sahiplerinin aklındaki en önemli soru evin kira değerinin nasıl arttırılacağı yönündedir. Evin kira değerini nasıl arttırılır sorusunun cevapları için yazımızın geri kalanını okumanızı ve burada vereceğimiz tavsiyeleri uygulamanızı öneririz. Öncelikle evini kiraya verecek olanlar için önerilerim var bunları şöylece sıralayacak olursak, ilk önce evin durumuna bakılmalıdır evin durumu derken evin içinden bahsediyorum evin oturulup oturulmayacak bir ev olduğuna bakılmalı, şimdi evin içinden başlıyorum diğer maddeleri de ekleyeceğim. Şimdi evde duvarların durumuna bakılmalı alçısına sıvasına eğer temiz değilse tabiki de boyanmalı ve gerekenler yapılmalı. Yerlerin durumu, camlar, kapılar, mutfağın temiz kullanımış olması kırık dökük olmaması gibi neden bunları söylüyorum çünkü gelen kiracılar en ufak ayrıntıya bakacaklardır bunlar kabaca bahsettiklerim en ufak detay dediğimde mesela kapı kolu gibi bunların sağlamlığını kontrol etmeliyiz. Karşınıza daha takıntılı insanlarda çıkabilir. Evin içinden bahsettiğimize göre evin dışına gelelim.

evin kira değeri nasıl arttırılır

Öncelikle ve en önemlisi olan evin konumu bence evin konumu kirayı arttırmaktaki en önemli etkenlerden biri olmalıdır, birde üstüne işlek bir caddede ise çarşıya olan mesafe kısa ise kirayı arttırmak için süper bir sebebtir. Eviniz işlek bir caddede değilse üzülmeyin öyle bir çağa geliyoruzki evinizin çevresinin gelişmemesi ya da kalabalıklaşmaması imkansız. Evet evin konumu dedik, daha sonra evin dış cephesi var mı ya da yalıtımlı tuğla kullanılmış bu evin sıcaklığı açısından ve parke kullanılmışsa evin görüntüsü açısından çok önemlidir ve büyük bir etkendir. Daha sonra eğer kullanıyorsanız toplu taşıma araçlarına olan mesafesi, sadece bu kadar değil hastanelere olan mesafeside çok büyük önem arz etmektedir. Eğer binanız eski ise de yapmasından kaçınmamanız gereken şeyler vardır.

Binanızı mutlaka onarmalı ev içindeki tamiratları yaptırmalısınız siz ev sahiplerine birçok iş düşmektedir e tabi güzel kira fazla tadilat. Eviniz eskimeye yüz tutmasın. Eviniz bir toplu konutda ise yakıt parasını apartman giderlerini de ekleyerek kirayı yükseltebilirsiz. En klişe olanı ise yılbaşı zammıdır. Tabi bu zammı yapmadan önce kiracıya bunu en başında söylemeniz gerekiyor haliyle. İşte evin kira değerini artırmak bu kadar kolaydır.

Çarpıcı Renkler

Moda artık geleneksel ya da nostaljik renklerden çok yeni renk kombinelerini ve mevcut renklerin farklı tonlarını kullanıyor. Çarpıcı renkler, göz alıcı parlaklıklar, neon renkler, buz grisi, mercan kırmızısı, mor rengin lüksü ve bunun gibi birçok örnek modadaki yerlerini sağlamlaştırdılar.

Çarpıcı renklerin başında moda dünyasının sürekli üzerinde çalıştığı sarı rengi geliyor. Daha canlı ve göz alıcı bir dinamiklikteki sarı rengi sadece kıyafetlerde değil ancak dantel detaylarda, desenlerde hatta tül kullanılan tüm parçalarda varlığını kabul ettirmiş durumda. Bayanların vazgeçilmezi beyaz ise farklı tonlarıyla artık daha dikkat çekici ve daha renkli! Kırık beyazlar, beyaz deri parçalar artık alışılagelmiş kıyafetler dışında da hemen her detayda kullanılıyor. En göz alıcı renklerden biri olan yeşil renk ise kimi zaman zümrüt tonlarıyla kimi zamansa ağaç ve çiçeklerin canlılığıyla beğenimize sunuluyor.

carpici-renklerYeşil renkle istersek lüks bir şıklık istersek bir masumiyet elde edebiliriz. Tutku, cazibe ve aşkın simgesi kırmızı ise ister canlı ister mat ve koyu tonlarıyla dolabımızdaki yerini muhafaza etmeye devam ediyor. Pastel renklerin ve pembenin bu kadar göz önünde olduğu moda dünyasında elbette morlarda revaçta. Özellikle kraliyet moru olarak da adlandırılan morun tonu ipek, saten, lüks kumaşlar ve özellikle dantel kombinasyonlarında oldukça sık kullanılmakta. Mora yakın bir renk olan pembe de tozpembe tonların yanı sıra daha koyu tonlardaki kullanımına özellikle abiyelerde, etek ve tulumlarda devam ediyor. Pembe rengi kullanmada bazı bayanların kafasında hala soru işaretleri olsa da insanı olduğundan daha genç ve hareketli gösteren bir renk olduğunu kabul etmemiz gerekiyor.

Bülbülü Öldürmek

Orijinal adı To Kill a Mockingbird olan Bülbülü Öldürmek, 1962 yılı Amerikan yapımı bir dram ve suç filmidir. Harper Lee tarafından yazılan aynı isimli bir otobiyografi romanından beyaz perdeye uyarlanan film, yayınlandığı dönem büyük ses getirmiş ve 8’i Akademi Ödülü olmak üzere 27 ödüle aday gösterilmiş ve 15 tanesine layık görülmüştür. 129 dakika uzunluğundaki film çekilirken 2 milyon dolar harcanmış ve ABD’de 15 milyon dolara yakın bir hasılata imza atmıştır. Sinema tarihinde önemli bir yer edinen Bülbülü Öldürmek, Amerika Birleşik Devletleri Kongre Kütüphanesi tarafından ABD Ulusal Film Arşivi’ne kaldırılarak koruma altına alınmıştır.

bulbulu-oldurmekYönetmen koltuğunda Robert Mulligan’ın oturduğu filmin yapımcılığı Alan J. Pakula tarafından üstlenilmiştir. Müziklerini Elmer Bernstein’ın bestelediği filmin uyarlama senaryosu, Horton Foote tarafından kaleme alınmıştır. Siyah beyaz formatında izleyiciyle buluşan filmin oyuncu kadrosunda Gregory Peck, John Megna, Frank Overton, Rosemary Murphy, Ruth White, Robert Duvall gibi isimler yer almaktadır. Hukukçular tarafından oldukça beğenilen film Amerikan Barolar Birliği Dergisi’nin hazırladığı en iyi mahkeme filmleri listesinde 1. sırada gösterilmiştir. Bülbülü Öldürmek, Akademi Ödülleri’nde 8 dalda aday gösterilmiş ve En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Sanat Yönetimi ve En İyi Uyarlama Senaryo dallarında Oscar’a layık görülmüştür. Çok ses getiren bir romanın uyarlaması olan film de en az romanı kadar ilgi çekmeyi başarmıştır. Alanının öncülerinden olan film birçok sinemaseverin favorileri arasında yer almaktadır.

Film, 1930’lu yılların sonunda ırkçılığın zirve yaptığı Amerika’nın güneyinde yer alan Alabama’da geçmektedir. Bölgenin genelinde olduğu gibi oldukça tutucu ve muhafazakar bir kasabada siyahi bir genç, beyaz bir kadına tecavüz etmekle suçlanmaktadır. Gencin mahkemedeki savunmasını üstlenen avukat Atticus Finch, kasaba halkının tüm baskılarına rağmen ilkeli bir duruş sergileyerek görevini layıkıyla yerine getirmek için elinden geleni yapmaktadır. Bülbülü Öldürmek, avukatın etkileyici mesleki onur mücadelesini izleyiciye yansıtmaktadır.

Valide Kösem Sultan

Kösem Sultan ya da tam adıyla Haseki Mâh-Peyker Kösem Valide Sultan, 14. Osmanlı Padişahı olan I. Ahmed’in eşidir. Aynı zamanda Valide-i Muazzama, Valide-i Kebire, Sahibet-ül Makam ünvanlarının da sahibi olan ve Osmanlı tarihinin gelmiş geçmiş en zeki kadınları arasında bulunan Kösem Sultan, 1590 yılında Anastasya adıyla dünyaya gelmiştir. Kökeni tam olarak bilinmemekle birlikte Boşnak ya da Rum olduğu tahmin edilmektedir. Günümüzde Bosna-Hersek, Sırbistan, Hırvatistan ve Karadağ ülkelerini kapsayan ve Osmanlı döneminde bir eyalet olan Bosna Beylerbeyi tarafından 17. yüzyılın başlarında İstanbul’daki saraya gönderilen Kösem Sultan, 15 yaşında padişahın gözdeleri arasına girerek haseki ünvanını almıştır. Haseki sıfatı valide sultan ünvanından sonra saraydaki kadınların bulunabileceği en üst seviyeydi. Padişahın gözdeleri olan ve ona bir evlat verebilen kadınlar haseki ünvanına sahip olabilirdi ve en büyük erkek çocuğun annesi hiyerarşik düzende en kıdemli haseki kabul edilirdi. Haseki olduktan kısa süre sonra kendisinden üst kademede olan hasekileri doğru kişilerle yakınlık kurarak geride bırakan Kösem Sultan, zekasının örneklerini bu dönemde göstermeye başlamıştır.

Bu görsel http://www.kosemsultan.net sitesindeki Mahpeyker Kösem Sultan hakkında Tarih arşivleri için yazılmış yazılara oluşturulmuş bir görseldir. Lütfen kullanmadan önce izin alınız.

Bu görsel http://www.kosemsultan.net sitesindeki Mahpeyker Kösem Sultan hakkında Tarih arşivleri için yazılmış yazılara oluşturulmuş bir görseldir. Lütfen kullanmadan önce izin alınız.

Kösem Sultan, eşi I. Ahmed döneminde devlet işleriyle çok fazla ilgilenemedi. I Ahmed’in kararlı ve sert tavrı, devleti ilgilendiren konularda çevresindeki kişilerden minimum düzeyde yardım almayı gerektiriyordu. Kösem Sultan sarayı ilgilendiren bazı ufak tefek konularda söz sahibi olsa da, devlet işlerinde tam anlamıyla söz sahibi olabilmek için oğlu IV. Murad’ın tahta çıkmasını beklemesi gerekti. Tahta çıktığında sadece 11 yaşında olan IV. Murad, pek çok konuda annesinin sözünü dinlemeye alışıktı ve bu nedenle Kösem Sultan’ın eline büyük bir fırsat geçmiş oldu. IV. Murad’dan sonra tahta geçen diğer oğlu I. İbrahim ve sonrasında tahta çıkan torunlarının üzerinde de hakimiyet kurarak uzun yıllar boyunca adından söz etmemize sebep olan işlere imza attı.

Naz Elmas

Ünlü oyuncu, 16 Haziran 1983 yılında İstanbul’da Dünya’ya gelmiştir. Pedagog olan babasının adı Talat Elmas, reklamcı olan annenin adı ise Meral Elmas’tır. Yıldız oyuncunun Aslı Elmas ve Açelya Elmas adlarında iki kız kardeşi bulunmaktadır.

Yıldız oyuncu, ilkokulunu 50. Yıl Cumhuriyet’te bitirerek, 2001 yılında da yabancı dil eğitimi olan Özel Kalamış Lisesi’nden mezun olmuştur. Ardından Yeditepe Üniversitesi’nin Tiyatro Bölümü’nü kazanmıştır. Büyük ablası Aslı Elmas’ın da oyuncu olması sebebiyle oyunculuğa karşı sıcak bakıyordu ve ilk kez Haziran Gecesi adlı TV dizisinde başrol gibi önemli bir rolü alarak resmen dikkatleri üzerine çekti.

naz-elmasÜnlü komedyenin filmi olan G.O.R.A. adlı sinema filmi ile de sinemaya hızlı bir giriş yapma imkanı bulan güzel oyuncu, artık Türk dizilerinin en çok aranan başrol kadın oyuncusu haline gelmiş oldu ve tüm yapımcıların öncelikle kapısını çaldığı güzel oyuncular arasına yerleşmiş oldu.

Ünlü oyuncunun rol aldığı diziler şu şekilde sıralanmaktadır. Haziran Gecesi, Candan Öte, El Gibi, Doktorlar, Nefes, Ay Tutulması, Bir Ömür Yetmez, Ustura Kemal, Güzel Çirkin ve Merhamet ‘dir.

Yıldız oyuncunun sinema dünyasındaki projelerine ise G.O.R.A. Ya Sonra ve Yunus Emre Aşkın Sesi gibi projeleri sayabiliriz.

Kısa sürede Türkiye’de ki ünlü isimler arasına karışan oyuncu, dizi ve sinema projelerinin yanı sıra çeşitli markaların reklam filmlerinde de rol almıştır.

Valide Kösem Sultan

Tüm ünvanlarını içeren uzun adıyla Haseki Mâh-Peyker Kösem Valide Sultan ya da onu tanıyan kişilerin bildiği kısa haliyle Kösem Sultan, 1590 yılında Osmanlı İmparatorluğu’na bağlı olan Bosna Eyaleti ya da Bosna Beylerbeyliği adı verilen bölgede Anastasya adıyla dünyaya gelmiştir. 14 yaşına geldiğinde Bosna Beylerbeyi’nin emriyle İstanbul Topkapı Sarayı’na gönderilmiş ve burda dönemin padişahı I. Ahmed’in hasekisi olmuştur. 15 yaşındayken haseki olan Kösem Sultan, bu ünvanı hakkıyla taşımış ve kısa sürede diğer hasekileri geride bırakarak I. Ahmed’e en yakın kadın olmuştur.

Bu görsel http://www.kosemsultan.net sitesindeki Mahpeyker Kösem Sultan hakkında Tarih arşivleri için yazılmış yazılara oluşturulmuş bir görseldir. Lütfen kullanmadan önce izin alınız.

Bu görsel http://www.kosemsultan.net sitesindeki Mahpeyker Kösem Sultan hakkında Tarih arşivleri için yazılmış yazılara oluşturulmuş bir görseldir. Lütfen kullanmadan önce izin alınız.

Haseki, padişaha yakın olan ve onun çocuklarını doğuran kadınlara verilen ünvandı ve bu ünvan sarayda valide sultandan sonra gelen en üst kademedeki ünvanlardan biriydi. Hasekiler bu ayrıcalık sayesinde kendi odalarına sahip oluyor, kürk giyiyor, mücevher takıyordu. Emirlerine cariyeler ve askerler verilirdi. Tüm bunlara rağmen hasekiler arasında da kıdem farkı vardı ve en büyük erkek çocuğun annesi en kıdemli haseki kabul edilirdi. Bu hiyerarşik düzene aldırmadan kısa sürede tüm hasekileri etkisiz bırakmasında Kösem Sultan’ın zekasının rolü çok fazladır.

1. Ahmed 27 yaşında tifüs hastalığı sebebiyle vefat edinceye kadar zamanını eşiyle birikte dergahlara giderek geçirmişti. I. Ahmed ile geçirdiği bu zamanlardan ayrı bir keyif alan Kösem Sultan, kalan zamanında da çocuklarıyla ilgileniyordu. Tüm bunlar padişahın vefatıyla son buldu ve yerine gelen kardeşi I. Mustafa, hükümdarlık döneminde Kösem Sultan’ı saraydan uzaklaştırdı. Yaşadığı bu sürgün, oğlu IV. Murad tahta geçene kadar devam etti ve bu esnadan sonra isminin başına valide sultan ünvanını da ekleyerek sarayın en güçlü kadını oldu. Gücüne güç katacak olan olayları da tahta geçen oğullarını ve torununu etki altına alarak sağladı.

Kösem Sultan Hayatı

Tarihin en çok bilinen kadın sultanları arasında yer alan Kösem Sultan’ın adı Nurbanu Sultan, Safiye Sultan ve Hürrem Sultan ile aynı derece anılmaktadır fakat hepsinden daha zeki ve yönetme hırsıyla dolu olduğu genellikle çoğu kişi tarafından bilinmemektedir. Doğum tarihi gün ve ay olarak bilinmese de kayıtlara göre 1590 yılında Bosna Eyaleti’nde Anastasya adıyla dünyaya gelen Kösem Sultan, çok küçük yaştayken dönemin Bosna Beylerbeyi tarafından İstanbul’a gönderilmiştir. Saraya adımını atar atmaz tahtta olan padişah I. Ahmed’in ilgisini çekmiş ve gözdeleri arasına girmiştir. Kısa sürede ona bir evlat vererek de haseki sıfatını almaya hak kazanmıştır. Haseki sarayda bir kadının alabileceği en üst kademedeki ünvanlardan biriydi ve bu ünvana sahip kadınların da kendi içinde hiyerarşik düzenleri olurdu. Örneğin en büyük erkek çocuğun annesi en kıdemli haseki kabul edilirdi. Kösem Sultan sadece haseki olmakla kalmayıp aynı zamanda tüm bu hiyerarşik düzeni de alt üst ederek I. Ahmed’e en yakın kadın olmuştur.

Bu görsel http://www.kosemsultan.net sitesindeki Mahpeyker Kösem Sultan hakkında Tarih arşivleri için yazılmış yazılara oluşturulmuş bir görseldir. Lütfen kullanmadan önce izin alınız.

Bu görsel http://www.kosemsultan.net sitesindeki Mahpeyker Kösem Sultan hakkında Tarih arşivleri için yazılmış yazılara oluşturulmuş bir görseldir. Lütfen kullanmadan önce izin alınız.

Ahmed’in vefatından sonra devlet işlerinde söz sahibi olmak isteyen Kösem Sultan, bu konudaki denemelerini gerçekleştirirken tahtın yeni sahibi I. Mustafa yani I. Ahmed’in kardeşi tarafından saraydan uzaklaştırılmıştır. Tahta geçme sırası oğlu IV. Murad’a geçtiğinde saraya valide sultan sıfatını da alarak dönen Kösem Sultan, kendi hükümdarlık dönemini başlatmış oldu. IV. Murad’dan itibaren yerine gelen diğer oğullarını ve torunlarını da etkisi altına alarak devleti perde arkasından yönetme işini uzun yıllar boyunca gerçekleştiren Kösem Sultan, pek çok konuda kuralları da yıkmıştır. Örneğin divan toplantıları valide sultanlara bile yasakken, Kösem Sultan tüm toplantılara perde arkasından da olsa katılmıştır. Diğer ülkelerin kral ve kraliçeleriyle bireysel görüşmeler gerçekleştirmiş ve ülkenin dış ilişkilerinde etkili olan tek kadın olmuştur.