İnşaat sektöründe yap-sat denen bir sistem mevcuttur. İnşaat işiyle ilgilenenler bu terimi daha önce duymuştur. Burada şirket usulü devreye girmektedir. Yap-sat sistemini uygulamak isteyenler ortaklık kurarak bu işe başlayabilir. Ortaklığı kurmak için bir müteahhit tarafından taahhüt edilen bir veya birkaç daire esas alınır.

Daireler henüz yapım aşamasında iken satılığa çıkarılmaktadır. Kazanılan gelir ile hem işçinin maaşı hem de malzeme giderleri karşılanmaktadır. Burada işveren ile taşeron kapsamında işin malzeme ve işçi karşılığı olması veya sadece işçi karşılığı olması arasında bir fark mevcuttur. Örneğin yap-sat usulü ile bir taşeron eğer malzeme karşılığı olmayan bir iş alırsa daha düşük bütçeli bir harcama ile işi yapabilmektedir. Bu durumda ise işverenin/müteahhittin gideri artmakta ve daha fazla bütçeye ihtiyaç duymaktadır.

Bütçe Olmadan İnşaat Sektörüne Yatırım Yapılır Mı?

Sıfır bütçe ile bu işe başlamak elbette imkansızdır. Ancak tecrübe ile gelir arasında dolaylı bir ilişki mevcuttur. Bu nedenle bir yandan gelir elde edilip bir yandan ise iş tecrübesi kazanılabilir. Bunu başarmanın iki yolu mevcuttur. Birincisi çıraklıktan başlayarak işi ince ince öğrenmek, ikinci ise mühendis olmaktır. Birey kendi durumuna göre hangisini seçerek yola çıkacağına karar vermelidir.

Büyük İşler Yapmak İçin Ne Yapılmalı?

İnşaat sektörü ekspronansiyel olarak ilerlemektedir. Eğer bütçe düşük ise istenilen büyüklükte bir iş yapılamayabilir. Ancak bir birini katlayan tecrübe ve gelir sayesinde ilerleyen zamanlarda daha büyük işler yapılabilir.

İflas Riski Var Mıdır?

Her işte iflas riski mevcuttur. Burada önemli olan bütçe planlamasıdır. İşlerin bir kısmı ihale yöntemiyle elde edildiği için bu planlama ve kaynak değerlendirmesi muhasebeci eşliğinde malzeme listesi, işçi giderleri, şantiye ve alt yapı giderleri gibi kriterler hesaplanarak yapılmalıdır.