Kösem Sultan Dönemi, acımasızlıkların yanı sıra yardımseverliklerle de dolu bir dönemdir. Haseki olduktan sonra, etrafındaki herkes peşinde pervane olmaya başlamıştı. Gösterişli ve süslü kıyafetleriyle sarayın hareminde görüldüğünde herkes saygıdan ellerini kavuşturur ve başlarını önüne eğerlerdi. Bir de korktuklarından hiç ses çıkartamazlardı. Sadece haremdeki kadınlar değil, erkekler de Kösem Sultan’dan bir hayli korkmaktaydı. Çünkü halk ve saray halkı oğullarının ölümünden Kösem Sultan’ın sorumlu olduğunu biliyordu.

Osmanlı tarihinin en güçlü kadını Kösem Sultan, yaşadığı dönemde tam beş padişah görmüş, hepsinin de hükümdar olduğu dönemde iktidarda etkili olmanın yolarını aramış ve demir gibi bükülmeden hep başta durmuştur. Zekâsı, çalışkanlığı ve güzelliği onu sarayın saltanatına götüren tek yol olmuştur. Güzellik zaafına yenik düşen 1. Ahmet ile sarayın baş tacı olurken, sonrasında yönetimi ele alarak saltanat sürmeye başlamıştır. Fakat devlet kısa sürede çöküşe geçmeye başlar. Sırayla hükümdar olan oğulları 4. Murat ve İbrahim ile aralarında iktidar yönetimi için bir husumet yaşanır ve Kösem Sultan, her iki hükümdar döneminde de saraydan uzaklaştırılmak istenir. Her ikisinde de evlatlarını öldürten Kösem Sultan yönetimi tekrar ele almak için torunu Mehmet’i başa geçirir. Kösem Sultan dönemi bu şekilde devam eder ve yine Kösem sultan’ın entrikalarla dolu bu kara devrinde, düşünceleri ve planlarının açığa çıkmasıyla boğularak öldürülür.