Tarihin en çok bilinen kadın sultanları arasında yer alan Kösem Sultan’ın adı Nurbanu Sultan, Safiye Sultan ve Hürrem Sultan ile aynı derece anılmaktadır fakat hepsinden daha zeki ve yönetme hırsıyla dolu olduğu genellikle çoğu kişi tarafından bilinmemektedir. Doğum tarihi gün ve ay olarak bilinmese de kayıtlara göre 1590 yılında Bosna Eyaleti’nde Anastasya adıyla dünyaya gelen Kösem Sultan, çok küçük yaştayken dönemin Bosna Beylerbeyi tarafından İstanbul’a gönderilmiştir. Saraya adımını atar atmaz tahtta olan padişah I. Ahmed’in ilgisini çekmiş ve gözdeleri arasına girmiştir. Kısa sürede ona bir evlat vererek de haseki sıfatını almaya hak kazanmıştır. Haseki sarayda bir kadının alabileceği en üst kademedeki ünvanlardan biriydi ve bu ünvana sahip kadınların da kendi içinde hiyerarşik düzenleri olurdu. Örneğin en büyük erkek çocuğun annesi en kıdemli haseki kabul edilirdi. Kösem Sultan sadece haseki olmakla kalmayıp aynı zamanda tüm bu hiyerarşik düzeni de alt üst ederek I. Ahmed’e en yakın kadın olmuştur.

Bu görsel http://www.kosemsultan.net sitesindeki Mahpeyker Kösem Sultan hakkında Tarih arşivleri için yazılmış yazılara oluşturulmuş bir görseldir. Lütfen kullanmadan önce izin alınız.
Bu görsel http://www.kosemsultan.net sitesindeki Mahpeyker Kösem Sultan hakkında Tarih arşivleri için yazılmış yazılara oluşturulmuş bir görseldir. Lütfen kullanmadan önce izin alınız.

Ahmed’in vefatından sonra devlet işlerinde söz sahibi olmak isteyen Kösem Sultan, bu konudaki denemelerini gerçekleştirirken tahtın yeni sahibi I. Mustafa yani I. Ahmed’in kardeşi tarafından saraydan uzaklaştırılmıştır. Tahta geçme sırası oğlu IV. Murad’a geçtiğinde saraya valide sultan sıfatını da alarak dönen Kösem Sultan, kendi hükümdarlık dönemini başlatmış oldu. IV. Murad’dan itibaren yerine gelen diğer oğullarını ve torunlarını da etkisi altına alarak devleti perde arkasından yönetme işini uzun yıllar boyunca gerçekleştiren Kösem Sultan, pek çok konuda kuralları da yıkmıştır. Örneğin divan toplantıları valide sultanlara bile yasakken, Kösem Sultan tüm toplantılara perde arkasından da olsa katılmıştır. Diğer ülkelerin kral ve kraliçeleriyle bireysel görüşmeler gerçekleştirmiş ve ülkenin dış ilişkilerinde etkili olan tek kadın olmuştur.