Osmanlı İmparatorluğu, Türk toplumu için büyük tarihsel öneme sahip olmakla birlikte, dünya tarih seyrinde ise belki de İslamiyet’in en büyük savunucusu olarak görülmektedir. Anadolu topraklarında halkları birleştirmiş ve Avrupa’ya uzanmayı hedef edinmiş Osmanlı İmparatorluğu’nun önemi yadsınamaz.

Bu büyük Osmanlı İmparatorluğu ve beraberinde getirdiği bilinç Türk kültüründe de büyük yer edinmiştir. “Babadan oğula” kalıbını günlük hayatta sıklıkla duyarız. Bunun “anadan kıza” değil de “babadan oğula” olarak süregelmiş olmasının sebebi belki de Osmanlı Hanedanı’nın ta kendisidir. Osmanlı’da ülke yönetimi babadan oğula geçerdi. Osmanlı Hanedanı erkek evlatların önemli olduğu bir yerdi, evet, ama annenin önemi asla yadsınamazdı. Annenin genellikle Türk olmayışı hanedana etnik çeşitliliğe sahip bir güruh olma özelliği vermiş, dünyanın genel siyasi durumunun da etkisiyle birlikte dini ırk üstünde tutma politikasını Osmanlı’ya kazandırmıştı. Evet, tüm bunlar tarih derslerinde gördüğümüz, tanıdığımız söylemler. Yalnız kabul edelim, bunların hiçbiri hanedanın kendisinden daha ilginç değil. Aramızda Hürrem Sultan’ı duymamış bir insanın var olması imkansız. Hanedan entrikaları her zaman çok ilgi çekici, belki de Osmanlı’nın siyasi duruşundan çok daha fazla tepki alıyor. Öyle ki Hürrem Sultan’ın saç rengi kuaförlerde en çok istenen renk, konuşması ise pek çok taklitçinin ağzında. İnsanlar tarihini öğreniyor fakat işin magazinsel boyutu her zaman daha fazla popülarite sahibi. Yani diyebiliriz ki, Osmanlı hanedanı in, Osmanlı İmparatorluğu out.