Osmanlı Hanedanlığının olmazsa olmazlarından olarak bilinen Cariyelik; özgürlükten mahrum bırakılmış, alınıp satılabilen ve her türlü konuda padişaha bağlı olan genç kadınlardan oluşan bir sistemdir. Osmanlının kuruluşundan itibaren, 19.yüzyılın ortalarına kadar süren bu sistem Abdülmecit zamanında 1847’de yayınlanan bir ferman sonucunda kaldırılmıştır. Cariyeler, sistem halini alınca hizmet ettikleri ve üstlendikleri misyona göre alt kademelere ayrılmaktaydı. Genel itibariyle sahibinin, yahut da daha genel bağlamda değerlendirecek olursak Padişahın kendi isteği doğrultusunda, cinsi dürtülerini doyuma ulaştırmak için kullandığı kadınlardan oluşmakta idi cariyelik sistemi. Her ne kadar Teolojik Hukuka göre doğru olmasa da Osmanlı yapılanmasının ana katmanını teşkil etmekteydi. İslam Hukuku, bir padişahın cariye üzerinde hak talep edebilmesi için belirli normatif kuralları bünyesinde barındırmaktadır. Padişah, cariyesi ile evlenmeden evvel, ona yoksun bırakıldığı hürriyetini geri verir ve hür bir kadınla evlenmiş olur. İslam Hukukunun cariye haklarını savunan en can alıcı kanunu ise çoğu kaynakta da belirtilen İstifraş Hakkı’dır. Bu hak, Hükümdarın cariyesinin bir başka erkekle birlikteliği bulunmaması şartıyla aralarında resmiyete dayalı bir evlilik olmadan karı-koca hayatı yaşayabileceklerini ön gören bir haktır. Her sistemin kendi içerisinde bir kanunu olmakla beraber alt ve üst kademe safhaları da bulunmaktadır. Örneğin; Cariyelerin yaşadığı yer olan Harem’de en kıdemli kişi, Hünkar Kalfalarıdır, Sarayın yahut da Haremin gedikli cariyesi olarak addedilmektedirler. Hünkar kalfalar, Haremde ki cariyelerin yükselebilecekleri maksimum makamdır. Görevleri, padişah ve validesine hizmette kusur etmemek, padişahın gündelik işlerini idame ettirmektir. Bu en üst mertebenin yanı sıra alt makamlarda çamaşır yıkayan, erzak hazırlayan, kahve yapan, hamam hizmetlisi gibi her işin ayrı bir çalışanı bulunmaktaydı. Çalışan cariyeler, belirli bir ücret alırlardı 15. ve16.yüzyıllarda cariyelerin ortalama maaşı çoğu kaynakta gündelik bazında 7-8 akçeden oluştuğu yönündedir. Fakat II.Mahmut zamanında cariyelerin maaşı üstlendikleri misyon ve makamlarına göre 30 ila 100 akçe arasında değişmekteydi.