Osmanlı Devleti’nin klasik devlet yapısı 17. Yüzyılla birlikte değişim göstermeye başlamıştır. Özellikle saray içinde yapılan değişiklikler, diğer alanlara da zamanla yansımıştır. Geçmişe bakıldığında, 16. Yüzyılın sonuna kadar, Osmanlı şehzadeleri sancağa çıkarken bu dönemde şehzadeler bazı kararlar sonucu saraylarda kalmıştır. Şehzadelerin yaşları küçük olması sebebiyle valide sultanlar ve ağalar onlar yerine söz sahibi olmuşlardır. Bunun en büyük örneği ise Kösem Sultan Valide-i muazzama da görülmektedir.

Kösem sultan, Bosna’da doğmuş ve Bosna’dan saraya getirilmiştir. 1. Ahmet’in eşi olan Kösem sultan, İbrahim, Murat, Süleyman, Kasım, Ayşe ve Fatma adlarında sultan ve şehzadeler dünyaya getirmiştir. Bu sayede sarayın en nüfuslu kadını olarak nam salmıştır.

Dönem dönem devlet idaresinde Kösem Sultan inişli çıkışlı bir zaman geçirmiştir. 1. Ahmet’in ölümüyle eski saraya gönderilen Kösem sultan, saltanat sürme dönemine 6 yıl sonra oğlu Murat’ın başa geçmesiyle başlamıştır. Fakat bu dönem hem iyi hem de kötü olaylara tanıklık etmiştir. Bir yandan hayratlar, camiiler, çeşmeler yaptırırken diğer yandan da oğullarıyla fikir çatışmasına girip, para hırsı yüzünden kan dökmeye başlamıştır.

Kösem Sultan Valide-i muazzama olarak bilinen sultan, Hürrem sultandan sonra iktidarı içten içe yöneten kadın sultandır. Ölümüne kadar olan sürede hep iktidar için hırslı ve gözü kara bir kişilik sergilemiştir. En sonunda da kötü planları açığa çıkınca boğularak öldürülmüştür.